Zihin Açıcı Bir Nefes Tekniği

Beyin vücudumuzun en çok enerji harcayan organıdır. Beynin enerji kaynağı, yani yakıtı oksijendir. Beyinden oksijeni kesin, çok uzun sürmez, kalıcı tahribata yol açarsınız. Beyne yeterli miktarda ve düzenli oksijen sağlamak demek beynin düzenli çalışmasına destek olmak demektir. İşte bu yazıda bahsi geçen basit nefes tekniği bu noktada önemlidir. Düzgün nefes tekniği bu düzeni sağlar.

Vücuda oksijen sağlayan organımız  akciğerlerimizdir. Akciğerlerimiz istemsiz çalışmasına rağmen kontrol edilebilir. Bu özelliği sayesinde kontrol edemediğimiz diğer organlarımızı bir noktaya kadar etkileyebiliriz. Akciğerlerimizi kontrol ederek kalbimizin ritmini düzenleyebiliriz. Düzenli çalışan kalbimiz de beynimize düzenli oksijen gönderir. Bu sayede anlık stres yaratan ortamlarda beynimizin rahatlamasına yardımcı olabiliriz.

Nefes Tekniği

Bunun için tek yapmanız gereken sakince bir yerde oturup derin derin ve düzenli nefes alıp vermektir. Bir iki saniye derin bir nefes alın sonra bir iki saniyede bu nefesi geri verin. Burada yapmanız gereken şey derin nefes alıp verme işlemindeki hava miktarını hep aynı tutmak ve aynı ritimde nefes alıp vermektir. Derin nefes ile kast edilen şey alınan hava miktarının fazla olması ve akciğerleri doldurmasıdır. Bu noktada bir tavsiye nefesi karnınıza değil göğsünüze almaktır. Bu hareketi bir iki dakika boyunca tekrar ettiğinizde sakinleştiğinizi ve çok ekstra stres yaratacak bir durum yok ise daha berrak düşünmeye başladığınızı göreceksiniz. Bu yüzden değil midir bir şey olduğunda ilk tavsiye edilen derin derin nefes alıp vermenizdir?

Bu yazıdaki bilgilere ek olarak Wim Hof Nefes Tekniği hakkında da bilgi almak için ilgili sayfamı ziyaret edebilirsiniz.

Sus, konuşma!

Söz gümüşse, sükut altındır. Ne doğru söz. Bazen konuşmamak en mantıklı olanıdır. Cümleleri seçmek, anlatmak istediğimizi az cümle ile ifade etmek, cümle aralarında duracağımız yeri bilmek maharet ister. O yüzden bazen susmak gerekir.

Çok konuşmanın yan ürünü de gereksi konuşmadır. Sessizliğe dayanamayıp kendimizi konuşma ihtiyacında hissettiğimiz anda bilin ki gereksiz bir şeyler söyleme, hatta daha kötüsü hata yapma ihtimalimiz vardır. O yüzden bazen sessizliği bozan olmamak en doğrusudur. Üstelik bu sanatı bilmek etkili iletişim için de gereklidir.

Derin Çalışma (Deep Work)

Yazar Cal Newport’un Deep Work adlı kitabında anlattığı konsept olan “Derin Çalışma” hayatınıza çok şey katacak.

Çalışma eğer derin şekilde yapılıyorsa sizi geliştirir. Bunun haricinde standart işler yapmak, örneğin bir excel tablosu doldurmak yada emaillere cevap vermek gibi rutin işler de çalışmadır ama derin çalışma sayılmazlar. Bu sebepten de sizi geliştirmezler; sadece işinizi tamamlamış olmanın huzurunu verirler.

Derin çalışmaya örnek daha önce bilmediğiniz yeni bir sazı çalmayı öğrenmek olabilir. Oturup bildiğiniz şeyleri bildiğiniz şekilde çalmak da belki çalışmadır ama derin çalışma değildir. Derin çalışmanın sonunda hem düşünsel kapasitenizin geliştiğini hissedersiniz, hem de günden güne geliştiğinizi görürsünüz. Bu da sizi hayatta başkalarının önüne koyar.

Kır atın ya huyundan, ya tüyünden

Babamın bana üniversiteye başlarken bir tavsiyesi vardı. Oğlum demişti, kır atın ya huyundan, ya tüyünden, arkadaşlarını iyi seç. Ne demek istediğini ve bu tavsiyesinin gerçek anlamını o an belki anlayamamıştım. Fakat artık anlıyorum ve anlatıyorum.

Söylenme, yap

Gençlere sürekli bu iki kelimeyi hatırlatıyorum. Söylenmeyi bırak da artık diyorum, kalk yerinden yap. Söylenmek son derece zaman kaybıdır, yapmaya başlamanın zamanı.

 

 

Aile Şirketleri ve İstahdam

Aile şirketleri yetenekli çalışanlar için nasıl cazip hale gelir? Aile şirketleri yükselmek istiyorlarsa istihdam olayına çok dikkat etmeliler. Peki bu insanları şirkete nasıl çekeriz? Bu sorunun cevabı videoda.