5nci Düzey Liderlik

Jim Collins’in İyiden Mükemmel Şirkete adlı kitabını henüz okumadıysanız okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Yöneticiler, liderler, özellikle de girişimciler için tavsiye ettiğim kitaplar listesinde üst sıralardadır. Bu kitabında Jim Collins adını 5nci Düzey Liderlik koyduğu bir kavramdan bahseder. İyi bir lider olmak gerçekten de o kitapta anlatıldığı gibi 5nci düzeyde lider olmayı gerektirir. En azından sarsılmaz bir sistem kurabilmeyi başarmış liderlerin çoğunun 5nci düzey liderliğe erişebildiklerini görürsünüz.

Özellikle girişimciler ve büyümek isteyen aile şirketlerinin kaptanlarının, yani patronlarının, yöneticilerinin öğrenmesi gereken bu konseptin basamak basamak, seviye seviye ne olduğunu anlatıyorum. Bu piramidin hangi düzeyinde olursanız olun o düzeyin hakkını vermeniz gerekiyor.

Özsezi

Seçimlerimiz hayatımızın akış yönünü etkiler

Önsezi nedir? Önsezi, ki eğer neticesi özellikle de olumlu ise, bir şeyi neden yaptığını bilmemektir. Bir ikilem ile karşılaşırsınız. Bu mu, o mu diye düşünürsünüz. Sonra bir karar verip birini seçersiniz. En sonunda seçtiğiniz doğru olanıdır. Neden onu seçtin diye sorulduğunda bilmiyorum, öyle hissettim diye bir cevap verirsiniz. İşte size önsezi. Nedenini bilmezsiniz ama doğrusunu bilirsiniz.


Önsezinin bu yazının konusu olan şeklini açıklarken ben sonucunda istenilen başarının elde edilmiş olmasını varsayıyorum. Yoksa nedenini bilmeden herhangi bir şekilde bir karar vermiş ve en nihayetinde felaket ile de sonuçlanmış olabilir. Her türlüsü önsezi ya da altıncı his olabilir. Buna bir engel yok. Ama eğer bir konuda önsezi ile karar alınmış, uygulanılmış ve başarıya ulaşılmış ise bunun nasıl bir önsezi olduğunu biraz irdelemek gerekir. Hepimiz istemez miyiz, önümüze çıkan engelleri aldığımız doğru kararlar ile bir bir aşalım ve başarıya ulaşalım?


Peki nasıl olur da insan ne yapılaması gerektiğini, daha önceden o konuyu özel olarak çalışmadan bilsin? Bu sorunun ilk cevabı tesadüf ya da şanstır. Yani kaba bir tabir ile kafadan sallarsınız ve tutar. Bu faktöre diyecek bir şeyimiz yok. Hepinize bol şanslar. Fakat eğer içten içe doğrunun bu olduğunu kuvvetlice iddia edebiliyorsanız, size yok arkadaş böyle yapmayalım dendiğinde hayır doğrusu bu, bundan eminim diyorsanız ve neden dendiğinde bilmiyorum ama doğrusu kesin bu diyorsanız o zaman sorunun ikinci cevabına ulaşırsınız. Yani demek ki daha önce bir şekilde benzer bir durumu yaşamışsınız ama hatırlamıyorsunuz. Bunu tecrübe ve bilgi birikimi ile açıklamamız gerekir. Ayrıca kuvvetli bir önsezinin bilgelik ile de kol kola olduğunu söylemek sanırım pek de yanlış olmaz.

Önsezi Nasıl Kuvvetlenir?

Hayatımız tamamen bizim seçimimizdir. Zaman sınırlamasını göz ardı edersek, yani başarmak istediğimiz şey için zamanımızın bolca olduğunu varsayarsak insan evladı ziyadesiyle muktedir bir varlıktır. Başarılı insanların hayatlarını incelediğimde bunu net olarak görebiliyorum. Hatta çeşitli başarısızlıklarda dahi, ah keşke o anda filanı böyle yapmak yerine diğer türlü yapsaydım dendiğine de sıkça rastlarım. Yani aldığımız kararlar ve neticesinde attığımız adımlar ve çabalarımız vardığımız noktayı belirler. Bu durumda da eğer hayatta başarıyı hedefliyorsak önsezinizi kuvvetlendirmeyesiniz?


Bu kuvvete erişmek elinizde ise, yapmanız gereken ortadadır. Tecrübe ve bilgi birikiminizi artırmak. Bir dahaki sefere karşınıza çıkan durumlarda ne yapmanız gerektiğini daha net bileceksiniz. Yani artık kafadan sallamaya gerek kalmayacak. Hani bir soru vardır ya, çok okuyan mı bilir, çok gezen mi. Çok okuyun ve çok gezin. Bu sözde, gezmekten kasıt o mekan senin, bu memleket benim gezip tozmak değildir sadece. Dolu dolu yaşayın hayatı. Çıkın dışarı, yeni insanlar tanıyın. Kaldırın kafanızı sizden daha akıllı olmayan akıllı cihazlarınızdan. En fazla bulun birilerini internetten o cihazlarda, sonra yanına gidip yüz yüze tanışın. Konuşup fikir alışverişinde bulunun. Birilerinin tavsiyelerini alın. Bambaşka hikayeler dinleyin insanlardan. Akıl hocaları bulun kendinize bir yerlerde. Onların görüşlerine ve bakış açılarını da edinin. Yeni arkadaşlar edinin, yeni yerler görün.

  
Bununla beraber okuyun, bol bol okuyun. Tarih okuyun, felsefe okuyun, roman, biyografi, makale okuyun. Seminerlere,eğitimlere gidin, belgeseller izleyin. Yani geliştirin kendinizi. Bütün bunların yıllar içerisinde önsezinizi güçlendirdiğini göreceksiniz. Üstelik daha bir bilge hissedeksiniz kendinizi. Hatta zaman içerisinde neyi neyeden yaptığınızı bildikçe buna önsezi demeyeceksiniz bile

Akıllı Para Harcamak

Biraz para kazanmaya başlandığında harcamayı öğrenmemişseniz ne kazanırsanız kazanın yetmeyecektir. Akıllı para harcamak gerekir ki paranın bir bereketi olsun.

Zamanınızı Değil Bilgi ve Yeteneklerinizi Satın

Zamanınızı değil bilgi ve yeteneklerinizi satın, daha kazançlı çıkacağınız aşikardır, tabi eğer nasıl satacağınızı biliyorsanız.

Her şeyden önce satacağınız bir bilgi ve/veya yeteneğiniz olduğundan emin olmalısınız. Sahip olduğunuzun özel bir yetenek olup olmadığını, o işin en iyilerine bakarak anlayabilirsiniz. Bir işi dünyanın en iyileri gibi yapmak farklı şeydir, o insanların arasında bulunmak farklı. Belki dünyanın en ünlü piyano virtüözleri arasında olmayabilirsiniz ama sıkı bir piyano virtüözü olmak elinizdedir. Bunun için işe onbin saat kuralını işleterek başlayabilirsiniz. Yaptığınız işte gerçekten çok iyi olmak elinize satabileceğiniz güzel bir malzeme verecektir.

İkinci olarak da sahip olduklarınızı kıymetini bileceğine emin olduklarınıza sunmalısınız. Taş yerinde ağırdır. Eğer sunduklarınızın kıymetinin bilinmeyeceği bir topluluğa hitap ediyorsanız boşuna zaman kaybetmeyin, doğru kitleye yönelin. Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz diye bir söz vardır. Eğer size Müslüman mahallesinde salyangoz sattıracak sağlam bir formülünüz yoksa hiç boşa zaman kaybetmeyin. Salyangozlarınızı satacak başka bir mahalle bulmanızın zamanıdır. Elinizdeki şey ne kadar değerli olursa olsun, onun piyasa değeri kitlenin o maldan anladığı kadardır. Bir sanat eseri satıyorsanız bunu oto sanayi sitesinde sergileyerek müşteri bulmanız pek de kolay değildir.

Ondan sonrasını zaten biliyorsunuz, çok çalışmak, yılmamak ve iç disiplini kaybetmemek.

Sert Yönetici – Yumuşak Yönetici

Arada sırada aldığım bir sorudur bu. Sert yönetici mi, yumuşak yönetici mi olmak lazım? İkisi de lazım değil. Lazım olan doğru yönetici olmaktır ve doğru yönetici olmanın da tekniği vardır, geliştirilebilen bir yetenektir.

Kararsızlık

Kararsızlık başa bela, hem iş hayatında, hem de özel hayatta. Zira en kötü karar, kararsızlıktan iyidir. Kararsızlık çok şey kaybettirir, en başta zaman olmak üzere, otorite, para, huzur. Sözlerim abartı gelmesin çünkü defalarca şahit oldum kararsız kalmanın yıkıcı etkilerine. Yöneticiler gördüm, gidip gidip gelen, kararını veremediği için.

Ama tabi bunun çaresi belli, tecrübe ve bilgi. İzlerseniz, videoda bu konuya değindim. Kararsızlık ile baş etmenin yolu…

Nezaket – TDK

Bazen böyle bir sözcük olduğunu unutuyoruz. Evet nezaket diye bir sözcük var ve bunu unutuyoruz. Daha doğrusu anlamını unutuyoruz. Nezaket anlamını yitiriyor.

Girişimize aşık olmayın, her an değiştirmeye hazır olun.

Başarılı girişimcilerin başarılı olmalarının arkasındaki bir etken de değişikliğe hazır olmalarıdır. Sürekli ve küçük küçük değiştirirler. Böyle yapar, olmadı mı? Hemen farklı şekilde yendiden dener. Şu kanaldan giriş yaptı, tutmadı mı? Hemen farkı bir kanalı dener. Aynı anda birden fazla noktadan girer, işe yaramayanı hızla terk eder.

İşte bu konuda şunu tavsiye ediyorum: girişiminize aşık olmayın.